Sayfalar

27 Nis 2011

Düşler ve Düşüşler 3

Menevişler tüter gözlerinde
Ve sırlı buseler dokunur
Tuttuğunda elimi.
Biliyor musun,
Hiç söylemedin bana
Kalbindeki yerimi.
Ama yine de
sen baktığında olanlar olur
yaşam da ölüm de
bulur yerini.


Sır tutar deniz kızları
saçlarında…
Ellerin gök maisi
dillere yar olur.
Biliyor musun,
Seni serazat balçıklar değil
Tülbentine is sinmiş
Annenin duası korur.
Ama sen açsan da gönül kafesini
Uçursan dualarını,
Gör bak
Nasıl ak kanatlı kuşlar
Bahtiyar olur.


Ben ürkek duasıyım
Annemin,
Ve körpecik hülyasıyım.
Kapılsam güneşine birgün
Zemherir bahar olur.
Biliyor musun
Ben incitemem kumruları
Bir de kadın kalbini,
Yine de düşersem Ay ferî
Bahçelerine
Gül solar bülbül susar
Aşk tar-û mar olur…

osman sertuğ/27.04.2011
İstanbul

21 Nis 2011

Düşler ve düşüşler -I-

Ellerin de kırık dualar..,
Kırılır kırlangıçlar
Ve seher yeli..
Sen aldırmazsın…
Hiç aldanmaz mısın
sevgili
Gittiğinde öleceklere?
Ama gidersen
düşecek bir kale
bir körebenin ardınsıra yürüyecek
aşk alayları
sana sormaz şarkıları
münker ve nekir,
Allah sorar
Yorduğun yürek midir
Elindeki kir?
Yok, dokunduğun her yerim acıyor şimdi*
Sana şefaat etmez
bu hüzün yeli
sen kalma hatıralarda
ben de gelmeyeyim geri…


* bu mısra bir şarkıdan alıntı…

osman sertuğ/ 2010
Eskişehir..

Kır Çiçekleri

Bir gün boyun büker kınayanlar…
Senin de düşer adın,
Kanadın kırılır
Hangi ürperti ısıttıysa
avuçlarını
Yine ona anlat suçlarını…
Adın bir tek onda kalır…

* * *

Ürkek ve şaşkın düşer
tohum toprağa…
kirli baykuşlar
Yas tutar.
Kırma hüznün kalbini
Ey yar,
Senin de Perçeminden
Allah tutar!

İzzet mi hatırlattı
Sana kendini
Celal mi vurdu yüzüne
Tokat?
Kim fısıldadı kalbime
Yerildiğini
Ah ürperten sırat!


Sana ellerimle
Sunmak isterdim kır çiçeklerimi
Ellerim ki
Zemherir bir güzün
Sabahına eş
Ve âdemin günahı kadar eski
İblisin tevbesi kadar geç
Kır çiçeklerimi
Sunsaydım
Sevginle mamur ruhumun
Kuytularından şimdi…

Osman sertuğ/2011
İstanbul

düşler ve düşüşler -II-

Uğursuz yakamozlar
Killi balçıklarda kurar evlerini
Evlerinin önünde kızıl tufan
ve seher yeli
öldürür beni
sen bilmezsin sevgili

Ebemkuşakları bağlar
inciden kaftanına
yobaz eller,
adını sürer perçemine
huzursuz ruhlar
Ve illa ki
bu surlar
ardında toplar
a’rafı
ne toz tufan tutar
ne akılsız çocukları...
ah ki
bu surlar
seni bende
beni sensiz tutar


Konar mı güvercinler
göğsüne senin de
Ki onlar
nasıl bir evciller öyle
aldılar sormadan seni
benden
Utanmadılar
ve de
hiç korkmadılar

beni sensiz,
arsız
ve nedensiz!

Kim verdi bu cesareti
Onlara
Kader mi?
Ona dokunma sevgili
Bir o kaldı
Tertemiz…
Çünkü
Bizim ellerimiz,
Kirletti bu bengisuyu
Ve ellerinde
ebemkuşakları
Saklayan kuytuyu…

Bu kuytu
seni bende
Beni sensiz yuttu…

osman sertuğ, 2011
İstanbul