Sen gittiğinde bir sabah
Ben de kara yazılar yazdım
İçinde gizli öznesi çok ve yarım…
Yani yoktu bilmeler ve tarifler
Yazgımı anlamadı bu yüzden arifler
Bilmek ve de irfan yetmiyordu
Bu kara yazgıyı anlamaya yani…
“Yani” dedim işte
“O öyleydi,
Kırılmazdı gitmelere
Ve alışıktı, ölümün ardından gülmelere
Ogün de değişmedi hali
Yüzünde tanıdık bir melal hali
Güldü ve gitti
Güldü ve
Güldü
Gül
g…
osman sertuğ
15 Ara 2011
8 Ara 2011
Nerdesin?
Özledim yakınlarını…
Yandım da yakıldım aydınlığına.
Ey gözleri bahar yeşili narin
Çok sevindik
Ölüme kırılmadığına…
Çünkü ay tutuşur içinde
Yakamozların
Ve akşamları gelir sana seferler.
Aydınlık ve ilk elden bir yazgı bekler
Sevenler.
Senin gitmelerin de aynıdır
Yalnızca bırakmak yoktur içinde
Bir de buluşmak vardır.
Elleri kar tanesi dualar
Ve andız kokusu sinmiş kandillerde
Saklı umutlar vardır.
Hayat bir heybeye biner yani…
El değiştirir eskimez yeni…
Lakin
Ne ben bilebildik seni
Ne de sen ağladın yokluğuna
Ve çok sevindi gökler
Ölüme kırılmadığına…
istanbul, 8.12.11
osman sertuğ
Yandım da yakıldım aydınlığına.
Ey gözleri bahar yeşili narin
Çok sevindik
Ölüme kırılmadığına…
Çünkü ay tutuşur içinde
Yakamozların
Ve akşamları gelir sana seferler.
Aydınlık ve ilk elden bir yazgı bekler
Sevenler.
Senin gitmelerin de aynıdır
Yalnızca bırakmak yoktur içinde
Bir de buluşmak vardır.
Elleri kar tanesi dualar
Ve andız kokusu sinmiş kandillerde
Saklı umutlar vardır.
Hayat bir heybeye biner yani…
El değiştirir eskimez yeni…
Lakin
Ne ben bilebildik seni
Ne de sen ağladın yokluğuna
Ve çok sevindi gökler
Ölüme kırılmadığına…
istanbul, 8.12.11
osman sertuğ
7 Ara 2011
25 Kas 2011
Düşler ve Düşüşler IV
Diyorum ki ben çocuğum
Küçücüğüm ufacığım
Dokunsan ellerinle
Kırılacağım…
Saklar mısın kendini
Hiç ağlar mısın içinden
Niye böyle korktuğumu
Söylemeyeceğim…
Şey yani, şimdi, gerçi
Aslında ne bileyim.
İçimde sır tuttuğumu
Nasıl gizleyeceğim?
Geç kalmaktan kork!
Demiştin hatırlar mısın?
Seni çok seviyorum
Kabrinde rahat mısın?osman sertuğ/İstanbul
25.11.11
16 Eki 2011
İnan bana...
Her şey güzel olacak…
Toprağa karışacak senin de benim de kibrim…
Ne şeytan kandıracak Ademi bir daha, ne kabil kanacak ve kanatacak yüreğimizden bir parçayı…
Yakup yine gözlerinde görecek Yusuf’un gözlerini. Ne Züleyha utanacak, ne de Bünyamin çekecek hasretini.
Her şey güzel olacak;
Sana da bana da düşecek sonsuzluktan bir pay…
Ne ölüm korkutacak yüreğimizi ne de ağyar!
****
Bak,
Hu kuşları kanat çırpıyor gözlerinde fenanın
Ya da ürkek bir duası elleri nasırlı bir ananın.
Bir melektir hüzün diye kalbine dokunan belki de
Sen hele bir fenanın tozlarından silkin de
Gör acı dediğin başındaki tacı
Söyle hangi tohumda saklı tuba ağacı!
,,,
Gör bak nasıl da güzelleşecek her çirkin
Ve dönecek aslına bir gün
Ne veda kalacak sözlüklerde
Ne de vakitlerde ayrılık anı
Bir sonsuzluk bestesi duyacak ak saçlı bebekler
Ve ölümü öldürecek ürkek kelebekler.
Kim bilir belki de başı dumanlı dağdır mezar taşları
Bir aşabilseydik görmez miydik ardında saklı baharı!
***
Her şey güzel olacak
Pastel bir kahverengi ısıtacak içimizi
Kara kışlar beyaz düşecek kardelenlere
Seni sürükleyen rüzgâr yâdellere
Önce ıtır kokunu
Sonra içimde ısıttığın titrek soluğunu getirecek
İstanbul olacak gözlerindeki uzak
Sen yine” Nerdesin?!” diyeceksin, “ Ay akşamdan üşüyor,
Gitme, İstanbul üstüne ne güzel de yakışıyor!”
Ben güleceğim elası edepli gözlerine
Ve bir çift söz fısıldayacağım
Seni en masum halimle beklediğim kefenime
“ Demiştim bir gün kavuşacağız
Sen de silkin ki tozlarından
Sonsuzda buluşacağız”
eskişehir/16.10.2011
Toprağa karışacak senin de benim de kibrim…
Ne şeytan kandıracak Ademi bir daha, ne kabil kanacak ve kanatacak yüreğimizden bir parçayı…
Yakup yine gözlerinde görecek Yusuf’un gözlerini. Ne Züleyha utanacak, ne de Bünyamin çekecek hasretini.
Her şey güzel olacak;
Sana da bana da düşecek sonsuzluktan bir pay…
Ne ölüm korkutacak yüreğimizi ne de ağyar!
****
Bak,
Hu kuşları kanat çırpıyor gözlerinde fenanın
Ya da ürkek bir duası elleri nasırlı bir ananın.
Bir melektir hüzün diye kalbine dokunan belki de
Sen hele bir fenanın tozlarından silkin de
Gör acı dediğin başındaki tacı
Söyle hangi tohumda saklı tuba ağacı!
,,,
Gör bak nasıl da güzelleşecek her çirkin
Ve dönecek aslına bir gün
Ne veda kalacak sözlüklerde
Ne de vakitlerde ayrılık anı
Bir sonsuzluk bestesi duyacak ak saçlı bebekler
Ve ölümü öldürecek ürkek kelebekler.
Kim bilir belki de başı dumanlı dağdır mezar taşları
Bir aşabilseydik görmez miydik ardında saklı baharı!
***
Her şey güzel olacak
Pastel bir kahverengi ısıtacak içimizi
Kara kışlar beyaz düşecek kardelenlere
Seni sürükleyen rüzgâr yâdellere
Önce ıtır kokunu
Sonra içimde ısıttığın titrek soluğunu getirecek
İstanbul olacak gözlerindeki uzak
Sen yine” Nerdesin?!” diyeceksin, “ Ay akşamdan üşüyor,
Gitme, İstanbul üstüne ne güzel de yakışıyor!”
Ben güleceğim elası edepli gözlerine
Ve bir çift söz fısıldayacağım
Seni en masum halimle beklediğim kefenime
“ Demiştim bir gün kavuşacağız
Sen de silkin ki tozlarından
Sonsuzda buluşacağız”
eskişehir/16.10.2011
2 Eyl 2011
Akrostiş Sevgiler II
Nicedir buruk gülüyor odandaki bebek
Ardınsıra gülüşler çehrene düşler düşürüyor
Zamandan bir küçük an ki bir anne olabilmek
Annen kadar masum yüreğinde büyüyor
Nazlı bir dua oluyor dudağında söylemek...
osman sertuğ/ 24.12.07
Eskişehir
Ardınsıra gülüşler çehrene düşler düşürüyor
Zamandan bir küçük an ki bir anne olabilmek
Annen kadar masum yüreğinde büyüyor
Nazlı bir dua oluyor dudağında söylemek...
osman sertuğ/ 24.12.07
Eskişehir
Akrostiş Sevgiler I
Bir varmış,
Bir'in var ettikleri bir de...
Ve onun var ettiği zamanların birinde;
Meselsiz ve mevsimsiz hayallerin en temizinde
Ellerinde taç yapraklı narin duaları
Rahmet melekleriyle sırdaş
Ve yalnız onlarla arkadaş bir kız yaşarmış...
Evvel zaman içinde, Ahir Zaman içinde...
osman sertuğ/2000'ler
Eskişehir
Bir'in var ettikleri bir de...
Ve onun var ettiği zamanların birinde;
Meselsiz ve mevsimsiz hayallerin en temizinde
Ellerinde taç yapraklı narin duaları
Rahmet melekleriyle sırdaş
Ve yalnız onlarla arkadaş bir kız yaşarmış...
Evvel zaman içinde, Ahir Zaman içinde...
osman sertuğ/2000'ler
Eskişehir
29 Ağu 2011
15 Ağu 2011
Sezgiler ve Serzenişler I
Bir elif miktarı ağlar mı gökler
Hangi ölüm bekler beni kim bilir
Ya büsbütün yitirdiğim emekler
Bir günah kaç meleği incitir?
Puslu bir ağıt yakar gümüş kanatlılar
Susar sükunlu deniz kuşluk vaktine
Ya siz önden giden atlılar
Yetişir mi cenazem yürek seferinize!
İkindi yağmurları temizler yalnız
Avuçları kor yangını ürkek çocukları
bir de yeşil kaftanlı tabut sandığınız
ötelerin bineği ölüm korkulukları…
osman sertuğ/Eskişehir
2011-Ramazan
Hangi ölüm bekler beni kim bilir
Ya büsbütün yitirdiğim emekler
Bir günah kaç meleği incitir?
Puslu bir ağıt yakar gümüş kanatlılar
Susar sükunlu deniz kuşluk vaktine
Ya siz önden giden atlılar
Yetişir mi cenazem yürek seferinize!
İkindi yağmurları temizler yalnız
Avuçları kor yangını ürkek çocukları
bir de yeşil kaftanlı tabut sandığınız
ötelerin bineği ölüm korkulukları…
osman sertuğ/Eskişehir
2011-Ramazan
18 May 2011
Sultaniyegâh Makamında...
Kurşuni bir güzdü gidişin…
Ve sonra
hiç yüzü gülmedi
denizin…
Yadigar kaldı,
Sensizliğin sessizliği
Tan yerine.
Andolsun samyeli
kuytuların
fısıldaşan bekçilerine
-ki onlar da ellerinde
büyümüştü senin-
kalmadılar bu yerlerde.
Gözleri dolu dolu
doru atlar ile
kanatlandılar birbir.
Ve nicedir
duyulmadı
Bu yerlerde
İbrahimî
Bir Tekbir.
Yağmur inci kırpar gözlerini
Kuş tüyü günahlar
Belini büker
Ah zümrüt gözlerinde saklım,
Salkım söğütler altında
Hangi aşk biter?
Kıvranır ay taneleri
Durgun sularda,
Bir kelebek ömrü yaşar
Ürpermeyen aşk.
Ya her demde uğradığın
Bu kuytularda
Kızıl ve efsuni bir sır
Seni saklayacak
Yahut
sukuti bahçelerde
Gönül ağlayacak!
Sana değmesin salkımsöğüt gölgesi
Kimin hevesiyse bu
Ölüm neşvesi
Durmasın buralarda şimdilik
Ve ellerinde pak ve lirik
bir hüzzam bestesi dokunsun
Sana gülendam akşamlarda
Bir Eyup Sultan
sessizliği
Bana bir
Yasin suresi
Okunsun…
osman sertuğ/İstanbul
18.05.2011
Ve sonra
hiç yüzü gülmedi
denizin…
Yadigar kaldı,
Sensizliğin sessizliği
Tan yerine.
Andolsun samyeli
kuytuların
fısıldaşan bekçilerine
-ki onlar da ellerinde
büyümüştü senin-
kalmadılar bu yerlerde.
Gözleri dolu dolu
doru atlar ile
kanatlandılar birbir.
Ve nicedir
duyulmadı
Bu yerlerde
İbrahimî
Bir Tekbir.
Yağmur inci kırpar gözlerini
Kuş tüyü günahlar
Belini büker
Ah zümrüt gözlerinde saklım,
Salkım söğütler altında
Hangi aşk biter?
Kıvranır ay taneleri
Durgun sularda,
Bir kelebek ömrü yaşar
Ürpermeyen aşk.
Ya her demde uğradığın
Bu kuytularda
Kızıl ve efsuni bir sır
Seni saklayacak
Yahut
sukuti bahçelerde
Gönül ağlayacak!
Sana değmesin salkımsöğüt gölgesi
Kimin hevesiyse bu
Ölüm neşvesi
Durmasın buralarda şimdilik
Ve ellerinde pak ve lirik
bir hüzzam bestesi dokunsun
Sana gülendam akşamlarda
Bir Eyup Sultan
sessizliği
Bana bir
Yasin suresi
Okunsun…
osman sertuğ/İstanbul
18.05.2011
27 Nis 2011
Düşler ve Düşüşler 3
Menevişler tüter gözlerinde
Ve sırlı buseler dokunur
Tuttuğunda elimi.
Biliyor musun,
Hiç söylemedin bana
Kalbindeki yerimi.
Ama yine de
sen baktığında olanlar olur
yaşam da ölüm de
bulur yerini.
Sır tutar deniz kızları
saçlarında…
Ellerin gök maisi
dillere yar olur.
Biliyor musun,
Seni serazat balçıklar değil
Tülbentine is sinmiş
Annenin duası korur.
Ama sen açsan da gönül kafesini
Uçursan dualarını,
Gör bak
Nasıl ak kanatlı kuşlar
Bahtiyar olur.
Ben ürkek duasıyım
Annemin,
Ve körpecik hülyasıyım.
Kapılsam güneşine birgün
Zemherir bahar olur.
Biliyor musun
Ben incitemem kumruları
Bir de kadın kalbini,
Yine de düşersem Ay ferî
Bahçelerine
Gül solar bülbül susar
Aşk tar-û mar olur…
osman sertuğ/27.04.2011
İstanbul
Ve sırlı buseler dokunur
Tuttuğunda elimi.
Biliyor musun,
Hiç söylemedin bana
Kalbindeki yerimi.
Ama yine de
sen baktığında olanlar olur
yaşam da ölüm de
bulur yerini.
Sır tutar deniz kızları
saçlarında…
Ellerin gök maisi
dillere yar olur.
Biliyor musun,
Seni serazat balçıklar değil
Tülbentine is sinmiş
Annenin duası korur.
Ama sen açsan da gönül kafesini
Uçursan dualarını,
Gör bak
Nasıl ak kanatlı kuşlar
Bahtiyar olur.
Ben ürkek duasıyım
Annemin,
Ve körpecik hülyasıyım.
Kapılsam güneşine birgün
Zemherir bahar olur.
Biliyor musun
Ben incitemem kumruları
Bir de kadın kalbini,
Yine de düşersem Ay ferî
Bahçelerine
Gül solar bülbül susar
Aşk tar-û mar olur…
osman sertuğ/27.04.2011
İstanbul
21 Nis 2011
Düşler ve düşüşler -I-
Ellerin de kırık dualar..,
Kırılır kırlangıçlar
Ve seher yeli..
Sen aldırmazsın…
Hiç aldanmaz mısın
sevgili
Gittiğinde öleceklere?
Ama gidersen
düşecek bir kale
bir körebenin ardınsıra yürüyecek
aşk alayları
sana sormaz şarkıları
münker ve nekir,
Allah sorar
Yorduğun yürek midir
Elindeki kir?
Yok, dokunduğun her yerim acıyor şimdi*
Sana şefaat etmez
bu hüzün yeli
sen kalma hatıralarda
ben de gelmeyeyim geri…
* bu mısra bir şarkıdan alıntı…
osman sertuğ/ 2010
Eskişehir..
Kırılır kırlangıçlar
Ve seher yeli..
Sen aldırmazsın…
Hiç aldanmaz mısın
sevgili
Gittiğinde öleceklere?
Ama gidersen
düşecek bir kale
bir körebenin ardınsıra yürüyecek
aşk alayları
sana sormaz şarkıları
münker ve nekir,
Allah sorar
Yorduğun yürek midir
Elindeki kir?
Yok, dokunduğun her yerim acıyor şimdi*
Sana şefaat etmez
bu hüzün yeli
sen kalma hatıralarda
ben de gelmeyeyim geri…
* bu mısra bir şarkıdan alıntı…
osman sertuğ/ 2010
Eskişehir..
Kır Çiçekleri
Bir gün boyun büker kınayanlar…
Senin de düşer adın,
Kanadın kırılır
Hangi ürperti ısıttıysa
avuçlarını
Yine ona anlat suçlarını…
Adın bir tek onda kalır…
* * *
Ürkek ve şaşkın düşer
tohum toprağa…
kirli baykuşlar
Yas tutar.
Kırma hüznün kalbini
Ey yar,
Senin de Perçeminden
Allah tutar!
İzzet mi hatırlattı
Sana kendini
Celal mi vurdu yüzüne
Tokat?
Kim fısıldadı kalbime
Yerildiğini
Ah ürperten sırat!
Sana ellerimle
Sunmak isterdim kır çiçeklerimi
Ellerim ki
Zemherir bir güzün
Sabahına eş
Ve âdemin günahı kadar eski
İblisin tevbesi kadar geç
Kır çiçeklerimi
Sunsaydım
Sevginle mamur ruhumun
Kuytularından şimdi…
Osman sertuğ/2011
İstanbul
Senin de düşer adın,
Kanadın kırılır
Hangi ürperti ısıttıysa
avuçlarını
Yine ona anlat suçlarını…
Adın bir tek onda kalır…
* * *
Ürkek ve şaşkın düşer
tohum toprağa…
kirli baykuşlar
Yas tutar.
Kırma hüznün kalbini
Ey yar,
Senin de Perçeminden
Allah tutar!
İzzet mi hatırlattı
Sana kendini
Celal mi vurdu yüzüne
Tokat?
Kim fısıldadı kalbime
Yerildiğini
Ah ürperten sırat!
Sana ellerimle
Sunmak isterdim kır çiçeklerimi
Ellerim ki
Zemherir bir güzün
Sabahına eş
Ve âdemin günahı kadar eski
İblisin tevbesi kadar geç
Kır çiçeklerimi
Sunsaydım
Sevginle mamur ruhumun
Kuytularından şimdi…
Osman sertuğ/2011
İstanbul
düşler ve düşüşler -II-
Uğursuz yakamozlar
Killi balçıklarda kurar evlerini
Evlerinin önünde kızıl tufan
ve seher yeli
öldürür beni
sen bilmezsin sevgili
Ebemkuşakları bağlar
inciden kaftanına
yobaz eller,
adını sürer perçemine
huzursuz ruhlar
Ve illa ki
bu surlar
ardında toplar
a’rafı
ne toz tufan tutar
ne akılsız çocukları...
ah ki
bu surlar
seni bende
beni sensiz tutar
Konar mı güvercinler
göğsüne senin de
Ki onlar
nasıl bir evciller öyle
aldılar sormadan seni
benden
Utanmadılar
ve de
hiç korkmadılar
beni sensiz,
arsız
ve nedensiz!
Kim verdi bu cesareti
Onlara
Kader mi?
Ona dokunma sevgili
Bir o kaldı
Tertemiz…
Çünkü
Bizim ellerimiz,
Kirletti bu bengisuyu
Ve ellerinde
ebemkuşakları
Saklayan kuytuyu…
Bu kuytu
seni bende
Beni sensiz yuttu…
osman sertuğ, 2011
İstanbul
Killi balçıklarda kurar evlerini
Evlerinin önünde kızıl tufan
ve seher yeli
öldürür beni
sen bilmezsin sevgili
Ebemkuşakları bağlar
inciden kaftanına
yobaz eller,
adını sürer perçemine
huzursuz ruhlar
Ve illa ki
bu surlar
ardında toplar
a’rafı
ne toz tufan tutar
ne akılsız çocukları...
ah ki
bu surlar
seni bende
beni sensiz tutar
Konar mı güvercinler
göğsüne senin de
Ki onlar
nasıl bir evciller öyle
aldılar sormadan seni
benden
Utanmadılar
ve de
hiç korkmadılar
beni sensiz,
arsız
ve nedensiz!
Kim verdi bu cesareti
Onlara
Kader mi?
Ona dokunma sevgili
Bir o kaldı
Tertemiz…
Çünkü
Bizim ellerimiz,
Kirletti bu bengisuyu
Ve ellerinde
ebemkuşakları
Saklayan kuytuyu…
Bu kuytu
seni bende
Beni sensiz yuttu…
osman sertuğ, 2011
İstanbul
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)