Sevmeyi bile beceremiyoruz...
Ya da sevgi denen
İlahi nefhayı
aramızda barındırmayı...
Dilimizi,
yüreğimize değmesinden ürperdiğimiz kırıkların
tahtı eyliyoruz...
Ve krallığını kalb diyarı belleyen aşk'ı,
Kendi tahtında tutsak kılıyoruz...
Ne ben öfkem kadar büyüğüm,
Ne de sabrın kadar küçüksün sen.
Sırtımızda
hüsran sinmiş bir asrın
Sahte ağırlıkları,
İki büklüm,
genç irisi iki ihtiyarız yalnızca...
Ve azıcık anlayınca
dün öldüğümüzü
Yarına doğmak
yakıştıramıyoruz kendimize
Kabir eyliyoruz kalbimizi
birbirimize...
Ve doğmak ölmek oluyor.
Ve doğmak örmek oluyor
Sahte serzenişleri
yüreğimize…
Ve doğmak öpmek oluyor
Yâre bedel
Kurak bir toprağın avurtlarından...
osman sertuğ/İstanbul
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder