Sayfalar

18 May 2011

Sultaniyegâh Makamında...

Kurşuni bir güzdü gidişin…
Ve sonra
hiç yüzü gülmedi
denizin…
Yadigar kaldı,
Sensizliğin sessizliği
Tan yerine.
Andolsun samyeli
kuytuların
fısıldaşan bekçilerine

-ki onlar da ellerinde
büyümüştü senin-

kalmadılar bu yerlerde.
Gözleri dolu dolu
doru atlar ile
kanatlandılar birbir.
Ve nicedir
duyulmadı
Bu yerlerde
İbrahimî
Bir Tekbir.

Yağmur inci kırpar gözlerini
Kuş tüyü günahlar
Belini büker
Ah zümrüt gözlerinde saklım,
Salkım söğütler altında
Hangi aşk biter?

Kıvranır ay taneleri
Durgun sularda,
Bir kelebek ömrü yaşar
Ürpermeyen aşk.
Ya her demde uğradığın
Bu kuytularda
Kızıl ve efsuni bir sır
Seni saklayacak
Yahut
sukuti bahçelerde
Gönül ağlayacak!

Sana değmesin salkımsöğüt gölgesi
Kimin hevesiyse bu
Ölüm neşvesi
Durmasın buralarda şimdilik
Ve ellerinde pak ve lirik
bir hüzzam bestesi dokunsun
Sana gülendam akşamlarda
Bir Eyup Sultan
sessizliği
Bana bir
Yasin suresi
Okunsun…


osman sertuğ/İstanbul
18.05.2011

1 yorum:

Elmas dedi ki...

İyiler hep önden gittiler
Ve geride kalanlar bir tek günü beklediler adı vuslat olan...
Zübeyr-i bir dokunuşla, dikenler arasında gül toplarken,
Ellerinin kanamasına aldırış etmeden sadece beklediler.

İyiler hep öden gittiler
Ve giride kalanlar bir tek gün ahh etmediler.
Eyüb-i bir sabırla gününü geceye katarak,
Yalnızca Sevgiliyi zikrettiler.

Ve iyiler hep önden gittiler
...
Elmas Kılıç