Sayfalar

16 Eki 2011

İnan bana...

Her şey güzel olacak…

Toprağa karışacak senin de benim de kibrim…

Ne şeytan kandıracak Ademi bir daha, ne kabil kanacak ve kanatacak yüreğimizden bir parçayı…

Yakup yine gözlerinde görecek Yusuf’un gözlerini. Ne Züleyha utanacak, ne de Bünyamin çekecek hasretini.

Her şey güzel olacak;

Sana da bana da düşecek sonsuzluktan bir pay…

Ne ölüm korkutacak yüreğimizi ne de ağyar!

****

Bak,

Hu kuşları kanat çırpıyor gözlerinde fenanın

Ya da ürkek bir duası elleri nasırlı bir ananın.

Bir melektir hüzün diye kalbine dokunan belki de

Sen hele bir fenanın tozlarından silkin de

Gör acı dediğin başındaki tacı

Söyle hangi tohumda saklı tuba ağacı!

,,,

Gör bak nasıl da güzelleşecek her çirkin

Ve dönecek aslına bir gün

Ne veda kalacak sözlüklerde

Ne de vakitlerde ayrılık anı

Bir sonsuzluk bestesi duyacak ak saçlı bebekler

Ve ölümü öldürecek ürkek kelebekler.

Kim bilir belki de başı dumanlı dağdır mezar taşları

Bir aşabilseydik görmez miydik ardında saklı baharı!

***




Her şey güzel olacak

Pastel bir kahverengi ısıtacak içimizi

Kara kışlar beyaz düşecek kardelenlere

Seni sürükleyen rüzgâr yâdellere

Önce ıtır kokunu

Sonra içimde ısıttığın titrek soluğunu getirecek

İstanbul olacak gözlerindeki uzak

Sen yine” Nerdesin?!” diyeceksin, “ Ay akşamdan üşüyor,

Gitme, İstanbul üstüne ne güzel de yakışıyor!”

Ben güleceğim elası edepli gözlerine

Ve bir çift söz fısıldayacağım

Seni en masum halimle beklediğim kefenime

“ Demiştim bir gün kavuşacağız

Sen de silkin ki tozlarından

Sonsuzda buluşacağız”

eskişehir/16.10.2011

Hiç yorum yok: